26 Temmuz 2018 Perşembe

ABD'li papaz Brunson, ev hapsine alındı

İzmir'de, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddiasıyla hakkında 35 yıl hapis cezası istenen ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'un tutukluğu, "sağlık sorunları" dikkate alınarak ev hapsine çevrildi.


ABD'den Türkiye'ye Brunson tehdidi

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, ev hapsine alınan ABD'li rahip Andrew Brunson'un serbest bırakılmaması durumunda Türkiye'ye yaptırım uygulanacağını söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Türkiye'de Ekim 2016'da tutuklanan ve dün ev hapsine alınması kararı verilen rahip Andrew Brunson'un serbest bırakılmaması durumunda Türkiye'ye yaptırım uygulanacağını söyledi.

Din özgürlüğü üzerine yapılan üç günlük bir konferansın kapanışında konuşan Pence, Andrew Craig Brunson'ın hemen serbest bırakılmaması durumunda "Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye'ye ciddi ekonomik yaptırımlar uygulayacak" ifadelerini kullandı.

Pence, yaptığı konuşmanın ardından Twitter hesabından da konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Pence'in konuyla ilgili paylaşımlarında şu ifadeler yer aldı:

"ABD Başkanı adına Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümetine bir mesajım var. Pastör Andrew Brunson'u şimdi serbest bırakın ya da sonuçlarla yüzleşmek için hazır olun. Eğer Türkiye, bu masum inanç adamını serbest bırakmak için hemen harekete geçmezse ve onu Amerika'ya yollamazsa Birleşik Devletler, Pastör Andrew Brunson serbest kalana kadar Türkiye'ye ciddi yaptırımlar uygulayacak"

Trump: Türkiye'ye geniş bir yaptırım uygulanacak

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in rahip Brunson'un serbest bırakılmaması halinde Türkiye'ye yaptırım uygulanacağı açıklamasının ardından benzer bir açıklama ABD Başkanı Trump'tan geldi
ABD Başkanı Donald Trump, terör örgütleri FETÖ ile PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla yargılanmasına devam edilen ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'ın serbest bırakılmaması durumunda Türkiye'ye geniş yaptırımlar başlatacağı tehdidinde bulundu.
Trump, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "ABD, büyük bir Hristiyan, aile babası ve muhteşem bir insan olan Papaz Andrew Brunson'ın uzun süreli tutukluğu nedeniyle Türkiye'ye geniş yaptırımlar uygulayacak. Bu masum inanç adamı derhal serbest bırakılmalı! " ifadelerini kullandı.

ABD Başkan Yardımcı Mike Pence de Dışişleri Bakanlığı'nda katıldığı bir programda, NATO ittikafının üyesi Türkiye'ye aynı tehdidi yöneltmişti. Pence, "Türkiye, Papaz Andrew Brunson'u derhal serbest bırakmaz ve Amerika'daki evine göndermezse ABD bu masum inanç adamı serbest kalana kadar Türkiye'ye önemli yaptırımlar uygulayacak." diye konuşmuştu.

Terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddiasıyla hakkında 35 yıl hapis cezası istenen Brunson'ın tutukluğu, "sağlık sorunları" dikkate alınarak dün ev hapsine çevrilmişti.


Türkiye'nin kredi almasını kısıtlayan tasarı komisyondan geçti

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu Türkiye’nin uluslararası kuruluşlardan kredi almasını kısıtlayan tasarıyı kabul etti
ABD Senatosu Dış ilişkiler Komisyonu Türkiye’nin uluslararası kuruluşlardan kredi almasını kısıtlayan 'Türkiye Uluslararası Finansal Kurumlar Yasası'nı kabul etti.

Sputnik'te yer alan habere göre, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Bob Corker ile Demokrat Senatör Bob Menendez, bugün Türkiye'nin uluslararası kuruluşlardan kredi almasını kısıtlayacak iki partili yasa tasarısının komitede kabul edildiğini açıkladı.

Geçtiğimiz hafta Senatörler Thom Tillis, Jeanne Shaheen, James Lankford ve Bill Nelson ile birlikte sunulan tasarının, ABD vatandaşlarının ve büyükelçilik çalışanlarının keyfi olarak gözaltına alınmasını durdurma amacı taşıdığı açıklanmıştı. 2016 yılında Amerikalı Papaz Andrew Brunson tutuklanmıştı. Brunson dün görülen duruşma sonunda hapishaneden ev hapsine transfer edilmişti. Bir sonraki duruşmanın Ekim ayında görüleceği dava için ABD'li senatörler hukuksuz yargılamada bulunulduğunu iddia etmişlerdi. Nisan ayında 66 senatör, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a Brunson’ın serbest bırakılmasını talep eden bir mektup göndermişlerdi.

"Ev hapsi tatmin edici değil"

“Bu yasa tasarısının yapılmasını asla istemedik ama Türk hükümetini, ABD vatandaşlarının ve yerel olarak istihdam eden büyükelçilik personelinin haksız bir şekilde gözaltına alınmasını durdurmadığı takdirde sonuçlarının olacağı konusunda uyarmıştık” diyen Corker, şöyle devam etti:

“Papaz Brunson’ın hapishaneden ev hapsine geçmesi iyi bir ilk adım olsa da, 21 aydan sonra bu gelişme tatmin edici değildir. Türk hükümetine, ABD'li büyükelçilik görevlilerinin yanı sıra Papaz Brunson da dahil olmak üzere tüm ABD vatandaşlarının tacizine ve keyfi olarak gözaltına alınmasına son verene kadar baskı yapmaya devam edeceğiz. Bu faturada bizimle birlikte çalıştığı için ortak sponsorlarımıza teşekkür etmek istiyorum, bu çabada komitenin desteğini takdir ediyorum."

"Vatandaşlarımıza yönelik tacizleri durdurana kadar devam etmelidir"

Senatör Bob Menendez ise yaptığı açıklamada "Türk hükümeti, Papaz Brunson'ı hapishaneden ev hapsine geçirebiliyorsa, derhal şartsız tahliye edilmesini de sağlayabilecek yetkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor" dedi. Menendez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Pastor Brunson’ın davasında bu hafta görülen gecikmiş gelişme yeterli değil. ABD yerel çalışanlarının da serbest bırakılması, ABD vatandaşlarının tacizine ve hedef alınmasına son verilmesi konusunda ısrar ediyoruz. Türkiye Uluslararası Finansal Kurumlar Yasası ile birlikte Türkiye, ABD vatandaşlarının aleni bir şekilde gözaltına alınması ve siyasi kazanım vatandaşlarımıza yönelik tacizleri durdurana kadar devam etmelidir.”

'İnsani amaçlar' dışında kredi sağlanmasına karşı çıkıyor

Komisyonda oylanarak kabul edilen “Türkiye Uluslararası Mali Kuruluşlar Yasası” başlıklı tasarı, Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) ABD icra direktörlerine, insani amaçlar dışında Türkiye’ye Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC) ve EBRD tarafından gelecekte kredi sağlanmasına karşı çıkması talimatı veriyor. Bu talimatın, ABD yönetimi Kongre’ye Türkiye’nin “çifte vatandaşlar dahil Amerikan vatandaşlarını ya da Türkiye’deki Amerikan temsilciliklerinin yerel çalışanlarını artık keyfi olarak gözaltına almadığı ve hareket özgürlüklerini kısıtlamadığı” yönünde bildirimde bulununcaya kadar geçerli olması öngörülüyor.

Önce Senato'da, sonra Temsilciler Meclisi'nde onaylanması gerekiyor

Tasarı, IMF dahil diğer tüm uluslararası mali kuruluşların ABD icra direktörlerini de, diğer kilit ülkelerle birlikte çalışarak, Türk hükümetiyle gelecekteki temaslar ve kredi sağlama konusunda, ülkedeki insan haklarını geliştirecek şekilde uyumlu bir politika yaklaşımı geliştirmekle görevlendiriyor.

Tasarının yasalaşması için önce Senato Genel Kurulu’nda da onaylanması, sonra da Temsilciler Meclisi’nin gündemine getirilip orada da geçirilmesi ve Başkan Donald Trump’ın da imzalaması gerekiyor.

20 Temmuz 2018 Cuma

Türkiye'yi ziyaret eden ABD'li heyetten açıklama

ABD heyetinin Türkiye'deki "İran yaptırımları" görüşmeleri sonrası açıklama yapan ABD Hazine Bakan Yardımcısı Billingslea, "Çok olumlu bir görüşme gerçekleştirdik. Herhangi bir anlaşmazlık ya da uyuşmazlık olmadı" dedi
ABD'nin terörizmin finansmanıyla mücadeleden sorumlu Hazine Bakan Yardımcısı Marshall Billingslea, İran nükleer anlaşmasının askıya alınmasının ardından ABD'nin yaptırımları yeniden başlatma kararının, Türk ekonomisine yansımaları konusunda hassas olduklarını ve bugün Ankara'daki görüşmelerin olumlu bir havada geçtiğini bildirdi.

Billingslea, beraberindeki heyetle birlikte Türkiye'de çeşitli kurumların yetkilileriyle yaptığı görüşmelere ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.

Ziyaretine ilişkin, "NATO müttefiki ve güvenlik konularına dair yakın ortaklığımızdan dolayı Türkiye’ye geldim. Bugün bir çok konuyu ele aldık. Hazine Bakanlıklarımız arasında ve terörün finansmanı ile mücadele konularına dair yetkililerle yakın ve iyi işbirliği yürüttük." dedi.

Temaslarının büyük bölümünün terörün finansmanıyla mücadele konuları, terörle mücadelede istihbarat paylaşımı ve PKK, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı ortaya konan çabalar olduğunu söyleyen Billingslea, "Ziyaretimizin ana amacını, dünyanın en büyük terör sponsorunu, İran'ı konuştuk. İran rejiminin ABD'ye, Türkiye'ye ve diğer NATO müttefiklerine doğrudan tehdit oluşturan çeşitli faaliyetlerine karşı ABD'nin aldığı kararları değerlendirdik. İran'ın Hizbullah'a, Taliban'a, El Kaide'ye diğer terör gruplarına verdiği destekten söz ediyorum." ifadelerini kullandı.

"Duyduğumuz endişeleri anlattık"

İran'ın Yemen, Suudi Arabistan, Irak'a yönelik faaliyetlerinin de tüm bu konularla birlikte değerlendirildiğini söyleyen Billingslea, ABD'nin nükleer anlaşma konusunda duyduğu endişeleri ve neden İran'a yaptırım uygulama kararı aldığını Türk yetkilerle yaptığı görüşmelerde anlattıklarını aktardı.

Billingslea, "Türkiye İran'ın komşusu ve İran ile ticaret konusu konuşmamız gereken bir konu. Bunun Türk ekonomisine yansımaları konusunda hassasız. Bu nedenle her iki ülkenin de endişelerini çok çok detaylı bir şekilde görüşüyoruz." diye konuştu.

Türkiye ziyaretinin dostluk ve işbirliği çerçevesinde gerçekleştiğini vurgulayan Billingslea, "Her şeyi NATO müttefikliği çerçevesinde değerlendiriyoruz. Bu çok önemli. Çünkü İran Türkiye'nin komşusu olabilir ama birliğin dostu değil. ABD Türkiye'yi dost ve müttefik olarak görüyor ve iki ülkenin derin ekonomik bağları ve önemli bankacılık ilişkileri var." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'ye gelmeden önce Hindistan'ı da ziyaret eden ABD heyetinin temaslarında bazı ülkelerin "yaptırımlardan muaf tutulmasının" değerlendirilip değerlendirilmediğine ilişkin bir soruya Billingslea, "Şu an yaptırımlardan muafiyet gibi konuları dile getirmek için çok erken. Şimdi durumu anlamalıyız ki, Washington'da bu konuyu değerlendirip mümkün olan en iyi tavsiyelerde bulunabilelim." dedi.

Ankara-Washington arasında bu konuya ilişkin temasların devam edeceğini söyleyen Billingslea, İran'a Ağustos ve Kasım aylarında iki yaptırım yapılacağını hatırlatarak, "Önümüzde çok az zaman var. Bu yüzden Türk şirketlerin ve Türk bankaların, yaptırımlar başlamadan önce işlerin ayarlamasına zaman kalması için 180 gün tanıdığımızı anlaması gerek. Bu noktada somut adımlar görmeliyiz, kararımızı bu adımlar etkileyecek." ifadelerini kullandı.

"Görüşmeler olumluydu"

Billingslea, Türk tarafının İran'a yönelik yaptırımları uygulamayacağını belirtmesi halinde nasıl bir yol izleneceği ve Türk yetkililerin görüşmelerdeki tutumlarının nasıl olduğu yönündeki bir soruya, "Çok olumlu bir görüşme gerçekleştirdik. Herhangi bir anlaşmazlık ya da uyuşmazlık olmadı." yanıtını verdi.

ABD'nin neden bu yaptırım kararını aldığını yetkililere anlattıklarını söyleyen Billingslea, "Müttefikler olarak, bu konunun üzerinde çalışmamız gerektiğinde mutabık kaldık. Detayları paylaştık." dedi.

"Yaptırımlar çok daha agresif ve kapsamlı uygulanacak"
Billingslea, İran'a yönelik yaptırımların öncekilerden farklı olacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Hazine yaptırımları, öncekilerden çok daha agresif ve kapsamlı bir şekilde uygulanacak. Bunun sebebi de, İran'ın tutumunun Ortadoğu'da bir krizi tetikleme riski taşımasına ilişkin endişelerimiz. Bu füzelerden biri Riyad'ı hedef alırsa ne olacak? İran destekli milisler Suriye ile Suriye'de yanlış hesaplanan bir şey yaparsa ne olacak? İran'ın ortaya koyduğu tehlikeli bir durumun içindeyiz. Bu yüzden, ekonomik yaptırımların bu problemle başa çıkmakta en uygun yol olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle, geçmişten çok daha aktif olacağız. Türk hükümetinin bu duruşumuzu anladığını düşünüyorum."

Ağustos ayındaki yaptırımlara dahil olan, İran ile altın alışverişi konularını da yakından takip ettiklerini belirten Billingslea, "Birilerinin İran'la altın ticareti yapacağını ve böylece ABD yaptırımlarından kaçacağını düşünmesi kesinlikle çok kötü bir fikir olurdu. Bu aşamada ticarette esnekliğe işaret edebilecek konumda değiliz ancak, böyle bir sinyal vermeden önce daha fazla bilgiye ve detaya ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.

Billingslea, Kasım ayında yaptırımların devreye gireceğini hatırlatarak, şirketlerin İran ile işlerini peyder pey azaltması gerektiğini savundu. Billingslea, "Şirketlerin ne karar alacağı kendilerine bağlı. Türk şirketlere ne yapacağını dikte etmiyoruz ancak, yaptırımların uygulanacağı alanlarda bilinçli karar vermeleri gerek. Şunu bilmeliler ki, İran ile iş yapmaya devam ederlerse ABD pazarında ve finansal sisteminde bir daha iş yapamayacaklar." şeklinde konuştu.

"Soruşturmalara dair bulguları paylaştım"

Terörle mücadele konusunda son dönemde yakın çalışıldığını söyleyen Billingslea, "PKK’yı çok önceden terör grubu olarak tanımladık ve Türk yetkililerle bu konudaki işbirliğimizi geçtiğimiz bir kaç ayda yoğunlaştırdık. Soruşturduğumuz konulara ilişkin bir dizi talep vardı, ben de burada bulguları paylaştım." yorumunda bulundu.

Billingslea, son dönemde PKK’ya yönelik soruşturmaların artmasının nedenini ise, "ABD'de yeni bir hükümetimiz var. Bunun nedeni Başkan Trump, onun konuya bakışı ve bu konuda Türk hükümetiyle çok yakından çalışma isteği." diye konuştu.