Geçmişte ABD Avrupa Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nda görev yapan General Chuck Wald, Amerikan yayın kuruluşu Bloomberg'e ABD'nin İncirlik'te bulunan nükleer silahlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
2000’li yıllarda Avrupa Merkez Kuvvetleri Komutanlığı’nda komutan yardımcısı olarak görev yapan eski Hava Kuvvetleri Generali Wald, “İncirlik’teki NATO varlığına ilişkin çekincelerine” dair bir soruyu şöyle yanıtladı:
“Erdoğan yönetiminde Türkiye, son beş yıldır bizim açımızdan bir dert. 2014 boyunca Ankara, Suriye ve Irak’ta alarm verici bir hızla yayılan IŞİD’e karşı İncirlik’ten ABD’nin askeri operasyonlar gerçekleştirmesine inatla izin vermedi. En nihayetinde, bir yıl süren bir teşvikin ardından Türkler gönülsüzce kabul etti. Fakat operasyonların durdurulması yolunda ara sıra gelen talepleriyle uğraşmak zorunda kaldık.”
IKBY’DE YENİ ÜS ÖNERİSİ
Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde terör unsurlarına karşı başlattığı Barış Pınarı Harekâtı’na gönderme yapan Wald, “Sonuç itibarıyla, Türkiye’nin hamleleri, ABD ve NATO güçlerinin İncirlik’te kalıp kalmamasına ilişkin ciddi sorular doğuruyor” ifadesini kullandı.
“NATO’nun İncirlik’teki varlığını çekmesi durumunda, silahların Avrupa güvenliğine zarar vermeyecek ya da lojistik kabuslara neden olmayacak şekilde nereye yerleştirilebileceği” yolundaki soruya ise emekli generalin yanıtı şu şekilde oldu:
“Birkaç yıl önce bir gazeteye IŞİD’in yenilmesi ve ülkeden çıkarılması kapsamında, Irak’ta, bilhassa Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin kontrolündeki topraklarda, yeni bir hava üssü inşa edilmesiyle ilgili bir fikir yazısı yazdım.”
NÜKLEER SİLAHLAR İÇİN İTALYA
General Chuck Wald, ABD ile aynı stratejik amacı paylaşmadığını ifade ettiği Türkiye’de bulunan İncirlik’teki nükleer imkânların Washington için kaygı nedeni olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Türkiye’de artan anti-Amerikancılığı ve Erdoğan’ın Rusya’ya yakınlaşma arzusu dikkate alındığında, o silahların yerini ivedilikle değiştirmek zorundayız. İdeal olarak, yeni evleri bir Avrupa toprağı olmalı. Bir seçenek İtalya’daki Aviano Hava Üssü’dür. Lojistik bakış açısından bu çok zor olmamalı.”
İNCİRLİK’TEKİ KOMUTANLIK YUNANİSTAN’A
İncirlik’in ABD’nin 39’uncu Kanat Komutanlığı’na da ev sahipliği yaptığını hatırlatan General Wald, “Bu güçlerin de yeri değiştirilmeli. Halihazırdaki alternatifler Kıbrıs ve Yunanistan” dedi.
Chuck Wald değerlendirmelerine şöyle devam etti:
“Bilhassa Yunanlar, son birkaç yıldır daha derin bir ABD askeri varlığı için haykırıyor ve giderek artan bir şekilde NATO içinde daha önemli bir rol istediklerini gösteriyorlar. Bu nedenle 39’uncu Kanat Komutanlığı’nı Yunan topraklarına yerleştirerek, bir taşla iki kuş vurulmuş olacak.”
17 Kasım 2019 Pazar
12 Kasım 2019 Salı
Teksas merkezli düşünce kuruluşu Stratfor'un analizi
ABD merkezli düşünce kuruluşu Stratfor, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Washington temasları öncesinde bir analiz hazırladı. Analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir B Planı olduğu ifadesi kullanıldı.
Son dönemde Ankara-Washington hattında yaşanan gerilimi yumuşatması beklenen kritik Washington temasları öncesinde Teksas merkezli düşünce kuruluşu Stratfor bir analiz hazırladı. ABD’nin çok okunan haber platformlarından Business Insider’da da yayınlanan analizde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir B Planı olduğu aktarılıyor.
Türkiye’ye yaptırımların gündeme geldiği bir dönemde olası bir yaptırımın Türkiye savunma sanayine zarar verebileceği fakat bunun etkisinin düşük olacağı belirtildi. Türkiye’nin savunma sanayisini içeriden büyüttüğünü ve savunma sanayi teknolojilerini AR-GE ile ileri taşıdığının vurgulandığı makalede, “Türkiye fırtınaya göğüs gerebilecek çünkü ordusu için ihtiyacı olan sistemleri içeride büyüyen savunma sanayisi destekleyecektir” ifadesi kullanıldı.
Raporun içindeki grafikte 1974’teki NATO’nun silah ambargosu sonrasında Türkiye’nin silah sanayi ve savunma sistemleri konusunda batıya ihtiyacının azaldığı net bir biçimde görülüyor. Resmi rakamlara göre 1970-1979 yılları arasında savunma silahları hacminin yüzde 30’undan fazlası ABD’ye aitken bu rakam günümüzde yüzde 3 ile 5 seviyelerinde.
Öte yandan Türkiye’nin alternatif savunma partnerleri aradığının da belirtildiği analizde olası bir yaptırımın Türkiye’deki F-16, M-60 tank ve diğer ekipmanların güncellenmesi ve tamirinde sorun yaşatabileceği aktarılırken, “Türkiye’nin bu sorunla mücadele etmek için alternatifleri var. İlk olarak Türkiye son 50 yılda benzer silah ambargoları yaşadı ve bunlardan ders aldı. Kıbrıs’ta yaşananlar sonrasında 1975 ile 1978 yılları arasında ambargo vardı. Bu 42 aylık süreçte Türkiye kendi savunma endüstrisini geliştirmeye zorlandı” yorumu yapıldı.
Stratfor’da yayınlanan makale ABD basınında geniş yankı uyandırdı. Ankara’nın artık ABD ve batı ülkelerine ihtiyacının azaldığının vurgulandığı analizde, “Ankara silah tedarikçisi olarak başka yerlere bakabilir. Türkiye’nin savunma endüstrisindeki bağları gelişti, özellikle Güney Kore, Ukrayna, Belarus, Pakistan, Çin ve Rusya bunlar arasında” ifadesi yer aldı.
Analiz, “Günün sonunda Türkiye, batının silah ambargosunun yarattığı acıyı tamamen engelleyemez özellikle bu birkaç ay sürerse. Yerel savunma endüstri projeleri ve alternatif tedarikçiler, Türkiye ordusunun bu fırtınadan sağ çıkmasını sağlayacaktır” yorumuyla sona erdi.
Son dönemde Ankara-Washington hattında yaşanan gerilimi yumuşatması beklenen kritik Washington temasları öncesinde Teksas merkezli düşünce kuruluşu Stratfor bir analiz hazırladı. ABD’nin çok okunan haber platformlarından Business Insider’da da yayınlanan analizde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir B Planı olduğu aktarılıyor.
Türkiye’ye yaptırımların gündeme geldiği bir dönemde olası bir yaptırımın Türkiye savunma sanayine zarar verebileceği fakat bunun etkisinin düşük olacağı belirtildi. Türkiye’nin savunma sanayisini içeriden büyüttüğünü ve savunma sanayi teknolojilerini AR-GE ile ileri taşıdığının vurgulandığı makalede, “Türkiye fırtınaya göğüs gerebilecek çünkü ordusu için ihtiyacı olan sistemleri içeride büyüyen savunma sanayisi destekleyecektir” ifadesi kullanıldı.
Raporun içindeki grafikte 1974’teki NATO’nun silah ambargosu sonrasında Türkiye’nin silah sanayi ve savunma sistemleri konusunda batıya ihtiyacının azaldığı net bir biçimde görülüyor. Resmi rakamlara göre 1970-1979 yılları arasında savunma silahları hacminin yüzde 30’undan fazlası ABD’ye aitken bu rakam günümüzde yüzde 3 ile 5 seviyelerinde.
Öte yandan Türkiye’nin alternatif savunma partnerleri aradığının da belirtildiği analizde olası bir yaptırımın Türkiye’deki F-16, M-60 tank ve diğer ekipmanların güncellenmesi ve tamirinde sorun yaşatabileceği aktarılırken, “Türkiye’nin bu sorunla mücadele etmek için alternatifleri var. İlk olarak Türkiye son 50 yılda benzer silah ambargoları yaşadı ve bunlardan ders aldı. Kıbrıs’ta yaşananlar sonrasında 1975 ile 1978 yılları arasında ambargo vardı. Bu 42 aylık süreçte Türkiye kendi savunma endüstrisini geliştirmeye zorlandı” yorumu yapıldı.
Stratfor’da yayınlanan makale ABD basınında geniş yankı uyandırdı. Ankara’nın artık ABD ve batı ülkelerine ihtiyacının azaldığının vurgulandığı analizde, “Ankara silah tedarikçisi olarak başka yerlere bakabilir. Türkiye’nin savunma endüstrisindeki bağları gelişti, özellikle Güney Kore, Ukrayna, Belarus, Pakistan, Çin ve Rusya bunlar arasında” ifadesi yer aldı.
Analiz, “Günün sonunda Türkiye, batının silah ambargosunun yarattığı acıyı tamamen engelleyemez özellikle bu birkaç ay sürerse. Yerel savunma endüstri projeleri ve alternatif tedarikçiler, Türkiye ordusunun bu fırtınadan sağ çıkmasını sağlayacaktır” yorumuyla sona erdi.
Pompeo: Ruslarla savaşabilmeleri için Ukrayna'ya silah verdik
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ukrayna’ya silah sevkiyatının sebebini açıkladı.
WCSC televizyonuna konuşan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Ruslara karşı savaşabilmeleri için onlara gerçek silah verdik” dedi.
Dışişleri Bakanı, Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in çabaları sayesinde Ukrayna’da yolsuzluk düzeyinin düştüğünü gördüklerini söyledi.
Ayrıca eski Başkan Barack Obama idaresini, Ukrayna’ya silah ve askeri teçhizat sağlamayı reddettiği için eleştiren Pompeo, “Onlar battaniye göndermeyi tercih etti” diye espri yaptı.
Bakan, ABD’nin Ukrayna’ya yönelik mevcut politikasıyla gurur duyduğunu da sözlerine ekledi.
Washington, 2017’de Kiev’e Javelin tanksavar füze sistemlerinin sevkiyatına onay vermişti. ABD yönetimi ayrıca Ukrayna’ya gemi savar füzeler ile sahil koruma araçlarını satabileceklerini dile getirmişti.
Rusya defalarca ABD’yi Ukrayna’ya silah sevkiyatına karşı uyararak, bunun sadece Donbass’taki gerilimin tırmanmasına yol açacağını açıklamıştı. Avrupa ülkeleri de bu sevkiyatlara karşı çıkmıştı. Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier, sevkiyatın krizden çıkmak için riskli ve verimsiz bir yol olduğunu söylemişti.
WCSC televizyonuna konuşan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Ruslara karşı savaşabilmeleri için onlara gerçek silah verdik” dedi.
Dışişleri Bakanı, Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in çabaları sayesinde Ukrayna’da yolsuzluk düzeyinin düştüğünü gördüklerini söyledi.
Ayrıca eski Başkan Barack Obama idaresini, Ukrayna’ya silah ve askeri teçhizat sağlamayı reddettiği için eleştiren Pompeo, “Onlar battaniye göndermeyi tercih etti” diye espri yaptı.
Bakan, ABD’nin Ukrayna’ya yönelik mevcut politikasıyla gurur duyduğunu da sözlerine ekledi.
Washington, 2017’de Kiev’e Javelin tanksavar füze sistemlerinin sevkiyatına onay vermişti. ABD yönetimi ayrıca Ukrayna’ya gemi savar füzeler ile sahil koruma araçlarını satabileceklerini dile getirmişti.
Rusya defalarca ABD’yi Ukrayna’ya silah sevkiyatına karşı uyararak, bunun sadece Donbass’taki gerilimin tırmanmasına yol açacağını açıklamıştı. Avrupa ülkeleri de bu sevkiyatlara karşı çıkmıştı. Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier, sevkiyatın krizden çıkmak için riskli ve verimsiz bir yol olduğunu söylemişti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)