16.04.2014
Beşir Atalay: "Cumhurbaşkanı artık meydana inecek. Kampanya yürütecek ve millet seçecek. Bu ancak siyasetten gelen birileriyle yürür ve bundan sonra da Cumhurbaşkanları siyasetten gelecek. Bu çok sağlıklı bir şey. Hayatın içinden, siyasetin içinden... Siyasetten gelmeyen cumhurbaşkanları, ki siyasetten gelse bile istisna teşkil edecek bir sayın Demirel vardı. Bir anlamda vesayet mekanizmalarının odağı, milli iradeye karşı oluşumların odağı şeklinde Cumhurbaşkanlığı Köşkü bir anlamda değerlendiriliyordu. Şu anda o bitti. Abdullah Bey zamanında Cumhurbaşkanlığı tam halkın cumhurbaşkanlığı. Bundan sonra seçim meydanında seçilecek, milletin Cumhurbaşkanı olacak. Artık öyle yüksek yargıdan birisi veya emekli generaller filan o tür şeyler, Cumhurbaşkanı olma filan şansı kalmadı."
Beşir Atalay: "Cemaatin geldiği nokta yok oluş noktasıdır. Cemaatin çok yanlış bir strateji uyguladığı besbelli. Bunu kendi içlerinde de ifade etmeye başlayanlar var ve bu giderek de artacak. Cemaati bu noktaya hangi faktörlerin getirdiği, neden böyle bir karar verdikleri konusunda çeşitli şeyler söylenebilir; gerçek sebebi belki de bir gün kendileri açıklayacaklardır ve biz de gerçek sebepleri o zaman öğreneceğiz. Dershane gibi mevzuları tâli görmek gerekir."
Beşir Atalay: "'Yargıda, emniyette ve bürokraside yeterince güçlendik. Hem AK Parti, hem de yargı, iş dünyası, medya ve sanat çevresi gibi alanlarda birçok kişiyi dinleyerek oluşturduğumuz kayıtları da kullanarak Türkiye'de siyaseti biz dizayn edebiliriz' diye düşünmüş olabilirler. Nitekim iş dünyasında bu kayıtlarla şantajlar yapıldı. Ancak anlamadıkları şu ki, bu iktidar başka bir iktidar değil. AK Parti muhafazakar bir parti. Dini ve milli değerlere sahip ve inanç ve düşünce özgürlüğüne son derece önem veren ve bu doğrultuda hizmet veren bir hükümete neden böyle bir saldırı yaptıkları anlaşılamamaktadır. Hülasa, çok önemli tarihin not edeceği bir dönemi yaşadık."
Beşir Atalay: "Kendi uyguladıkları yanlış strateji ile kendilerini yok ettiler. Çünkü bu yapı, güvenle alakalı bir yapı. Yine bu seçimde, yaptıkları somut çalışmalara rağmen bir güçleri olmadığı ortaya çıktı. Tabanlarındaki birçok insanın da onların işaret ettiği şekilde oy vermediğini düşünüyorum. Bu yapı, bir nebze radikalleşme ihtimaliyle birlikte bundan sonra gelişemez ve zamanla ortadan kalkar."
Beşir Atalay: "Onların şahsımla ilgili İrancı, Şia gibi iddiaları da iftiradır. İçişleri Bakanlığı yaptığım dönemde bu yapıya yönelik tasarruflarımızdan rahatsız olmuş olabilirler. Mesela? İstihbari bilgilerin önceden bazı yerlere servis edildiğini gördük. Bunlar affedilemezdi ve bazı tedbirler aldık bu yönde. Ancak 2011'in ikinci yarısından sonra orada maalesef farklı gelişmeler olmuş. Yapılanma yoğunluk kazanmış."
Beşir Atalay: "Daha önce de, Sayın Başbakan ile Adalet Bakanı arasında geçtiği iddia edilen kayıtlar yayıldı. Son olarak da, bu dinlemeleri yayınladılar. Bu, tam bir casusluk eylemi. Bu tür örgütler, sıkıştıkları zaman radikal ve hatta çılgın çıkışlar yapabilirler. Kapalı gruplarda bu tür durumlar görülebilir. Sayın Başbakan'a, çalışma arkadaşlarına ve hatta ailesine yönelik çok ciddi saldırılar yapıldı."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder