8 Mayıs 2014 Perşembe

"Ya ben ya Bülent"

Türkiye siyasi hayatının önemli figürlerinden ve beş kez Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı yapmış olan Bülent Ecevit, 1972’den 1980 askeri darbesiyle görevden uzaklaştırılıncaya kadar CHP Genel Başkanlığı yapmıştır.


Bazı kaynaklara göre, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu olarak da tanımlanan ve 9 Eylül 1923’te Atatürk tarafından kurulan CHP’nin kökleri Sivas Kongresi’ne kadar dayandırılmaktadır.  Atatürk’ün ölümünü takip eden gün olağanüstü toplanan TBMM’de 348 üyenin oybirliği ile Cumhurbaşkanı ilan edilen İsmet İnönü ayrıca, 26 Aralık 1938 günü, devletin tek partisi ve idarecisi konumunda olan CHP olağanüstü kurultayında, partinin "Değişmez Genel Başkanı" seçildi. Aynı kurultayda Mustafa Kemal Atatürk ise “Ebedi Şef” ilan edilmişti.

ECEVİT, KAYDINI YAPTIRIR AMA ÜNİVERSİTEYE GİTMEZ
 
Kastamonulu, adli tıp profesörü bir baba ve İstanbullu ressam bir annenin çocuğu olarak 1925’te İstanbul’da dünyaya gelen Bülent Ecevit, 1944 yılında Robert Koleji'nden mezun olur ve aynı yıl Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde çevirmenlik yapmaya başlar.  Önce Ankara Hukuk Fakültesi sonra da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi bölümüne kayıt yaptırsa da yükseköğrenimine devam etmeyen Ecevit, 1946’da okul arkadaşı Rahşan Aral ile evlenir. 

1953’TE CHP GENÇLİK KOLLARINDA GÖREV ALIR
 
Bülent Ecevit, 1946-1950 yılları arasında Londra Elçiliğinin Basın Ataşeliğinde kâtip olarak çalışır. 1950 yılında ise Cumhuriyet Halk Partisi'nin yayın organı olan Ulus Gazetesi'nde çalışmaya başlar. Babası da 1943-1950 arasında CHP Kastamonu milletvekilliği yapan Bülent Ecevit, 1953 yılında CHP'ye kaydolur ve Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulu'nda görev alır. 

1961 GENEL SEÇİMLERİNDE ZONGULDAK’TAN MİLLETVEKİLİ SEÇİLİR
 
İsmet İnönü'nün damadı Metin Toker'in adaylığını kendisine devretmesiyle, 27 Ekim 1957 seçimlerinde CHP'den milletvekili olan Bülent Ecevit, 12 Ocak 1959 günü toplanan CHP 14. Olağan Kurultayı'nda, Parti Meclisi'ne giren isimler arasında yer alır. Ertesi yıl, 27 Mayıs 1960 Askerî Müdahalesi'nden sonra, CHP kontenjanından, Kurucu Meclis üyesi olur. 1961 genel seçimlerinde Zonguldak milletvekili seçilen Bülent Ecevit, 1961-65 arasında görev yapan İsmet İnönü başkanlığındaki üç koalisyon hükümetinde de çalışma bakanı olarak yer alır. Bu dönemde, Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun çıkarılması, sosyal güvenlik haklarının genişletilmesi gibi konularda çaba harcar.

ORTANIN SOLU GÖRÜŞÜNÜ ORTAYA ATAR
 
Bülent Ecevit, Süleyman Demirel'in başkanlığındaki Adalet Partisi'nin (AP) kazandığı 1965 genel seçimlerinde, yeniden Zonguldak'tan yeniden milletvekili seçilir. Bu tarihten sonra, muhalefete geri dönen CHP'nin içinde ‘Ortanın Solu’ görüşünün öncülüğünü yapmaya başlar Ecevit. Aynı dönemde, parti içinde başka bir grup da ‘Ortanın Solu'na karşı çıkmaya başlar. 18 Ekim 1966'da toplanan 18. Kurultay'da, 43 yıllık CHP'nin genel sekreterliğine, henüz 41 yaşındaki Bülent Ecevit seçilir. 
 
DEMOKRATİK SOL DURUŞUYLA GİTTİKÇE SİVRİLİR
 
CHP tarihinde ilk defa bir genel sekreter, ilçelerden köylere bütün CHP örgütlerini tek tek gezerek partililer ve delegelerle tanışmaya başlar. Bülent Ecevit çalışkanlığı, hitabet gücü ve parti içinde demokratik sol duruşuyla giderek sivrilmektedir. ‘Ortanın Solu’ partinin temel ilkesi olarak kabul edilir. Ecevit, ‘Ortanın Solu’ hareketiyle, CHP'nin aşırı sola bir duvar çektiğini, AP'nin de aşırı sağa karşı bir duvar çekerse demokrasinin sürekli yaşama olanağı bulacağını savunmaktadır.

KÖYLERİ KALDIRMA PLANI YAPAR
 
1967'de ‘Ortanın Solu’ politikasına karşı çıkan Turhan Feyzioğlu ile Ecevit arasında tırmanan çatışmada, Genel Başkan İnönü Ecevit'i desteklerken, meclis grubu Feyzioğlu'nu tutuyordu. 28 Nisan 1967 tarihinde düzenlenen 4. Olağanüstü Kurultay'dan sonra, Feyzioğlu önderliğindeki 47 milletvekili ve senatör partiden ayrılarak, Güven Partisi'ni kurdu. Kemal Satır önderliğindeki bir grup ise parti içinde kalarak ‘Ortanın Solu’ politikasına karşı mücadeleyi sürdürürken, Genel Sekreter Ecevit, köyleri kalkındırma planını "Toprak işleyenin, su kullananındır" sloganını ortaya atarak açıklıyordu.

1971 MUHTIRASI PARTİYİ BÖLER
 
CHP’nin ne yöne evrileceği konusundaki görüşler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 12 Mart 1971 muhtırasından sonra, önemli farklıklar göstermeye başladı. Genel Başkan İsmet İnönü, müdahaleye açıkça karşı çıkılmasını onaylamazken, Ecevit, 12 Mart muhtırasının, CHP içindeki ‘Ortanın Solu’ hareketine karşı verildiğini söyleyerek, partisinin askeri yönetimce oluşturulan hükümete katkıda bulunmasına karşı çıktı ve 21 Mart 1971’de Genel Sekreterlikten istifa etti.

“YA BEN YA BÜLENT”
 
Ecevit'le yoğun bir mücadeleye giren İnönü, 4 Mayıs 1972'de toplanan 5. Olağanüstü Kurultay'da, "Ya Ben, Ya Bülent" sözleriyle, kendisinin tercih edilmemesi durumunda istifa edeceğini açıklamış oldu. Bu tarihi reste rağmen, Kurultay'da parti meclisi için yapılan seçimde, Ecevit yanlıları 507'ye karşılık 709 oy ile güvenoyunu aldı. Böylece CHP’de Ebedi Şef’ten sonra Milli Şef olarak partinin başkanlığını yürüten İsmet İnönü dönemi kapanmış oldu. Bülent Ecevit, 8 Mayıs 1972'de istifa eden İsmet İnönü'nün yerine 14 Mayıs 1972 tarihinde Genel Başkan seçildi. Bu durumun bir diğer tarihi anlamı ise İsmet İnönü’nün, Türk siyasal yaşamında, parti içi mücadele sonucunda değişen ilk genel başkan olması idi.

Alıntı:
http://www.ajanshaber.com/-ya-ben-ya-bulent-haberi/63488

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder